otohipnoz
OTOHİPNOZ (KENDİ KENDİNE HİPNOZ)
Birçok kişi tarafından hipnoz ve hipnoterapi kavramlarıyla karıştırılan bu yöntem, kişinin yalnızca kendisine hipnoz yapabileceği anlamına gelmektedir. Burada amaç kişinin kendisine belli zamanlarda hipnoz uygulaması yaparak, bedeni rahatlatma, cesaret, özgüven, gerginliği geçirmeye yönelik kısa süreli seanslar yapması söz konusudur. Belli tekniklerle kişi kendisi için en uygun ortamı ayarlar ve rahat edebileceği bir pozisyon alarak derinleşme işlemini gerçekleştirmeye başlar.
Otohipnoz uygulamasında herhangi bir patolojik durumun iyileştirilmesi mümkün değildir. Bu ancak hipnoterapi ile mümkündür ve bir uzman tarafından uygulanmalıdır. Oysa otohipnoz uygulamasıyla kişi yalnızca gün içerisinde kendisini daha iyi hissetmesi, belli konularda kendisine telkin vererek kişisel durumuyla ilgili ilerlemeler kaydedebilmektedir. Örneğin gece uyumalarında zorluk çeken birisi bu uygulamayı kullanarak bir süre sonra uyku düzenini sağlayabilir. Bir başka örnekte ise, sürekli topluluk karşısında konuşmak zorunda kalacak birisinin, daha etkin bir konuşma yapmasına yönelik kendisine uygulayacağı otohipnoz sayesinde gelişme gösterebilmektedir.
Öğrenciler ise etkin ve yeterli düzeyde ders çalışma alışkanlığı kazanmak adına bu uygulamayı öğrenebilirler. Panik bozukluğu tanısı almış ve panik atak nöbetleri yaşayan hastaların bu yöntemi kullanarak, düzenli ve uygun nefes alma alışkanlıkları ve rahatlama seansları düzenlemeleri mümkün olurken, otohipnoz yaparak bu hastalıktan tamamen kurtulmaları mümkün olamamaktadır. Hipnoterapi ve otohipnoz arasındaki fark bu anlamda ortaya çıkabilmektedir. Kişi hipnoterapi ile iyileşme gösterirken, otohipnoz uygulamasıyla olumlu davranışlar geliştirebilmektedir.
Otohipnoz uygulaması sayesinde birçok konuda kendini daha iyi ve pozitif hissedebilirsiniz. Elbette ki bu başarıyı sağlamanın en temel yolu, kişinin uygulama esnasındaki tam konsantrasyonudur. Bu konsantrasyonun sağlanmasının hemen ardından kişinin kendisine vereceği olumlu ve pozitif telkinler sayesinde kişinin gün içerisindeki duygu durumu benzeşik yanlar göstermeye başlar ve bu çok kısa süreli otohipnoz uygulamaları sayesinde mümkündür.
Kısaca hipnoz ve hipnoterapiden otohipnozu ayıran temel kavram, otohipnozda iyileşmenin, yani herhangi bir patolojik durumun tedavisinin mümkün olmadığıdır. Bunun tam aksine hipnoterapi ile iyileşme mümkün olabilmektedir. Örneğin, fobik bir durumu bir uzman tarafından hipnoterapi yöntemiyle iyileştirebilirken, otohipnoz ile fobik duruma karşı nasıl daha rahat olabilirim sorusunun cevabını bulmuş olursunuz. Ama fobik durumunuz ortadan tam anlamıyla kalkmayacaktır.
Hipnoz ise bundan çok uzun yıllar önce Yunanca’da ‘uyku’ anlamına gelen ve ilk kez Manchester’lı hekim James Braid tarafından kullanılmaya başlayan bu gizemli uygulama birçok insanda merak konusu olmuş ve günümüzde uzmanlar tarafından birçok alanda kullanılmaya başlanmıştır. Psikiyatri ve psikoloji alanında ise 19. yüzyılda Paris’te Jean Martin Charcot ve Sigmund Freud’un birlikte düzenlediği hipnoz oturumları yavaş yavaş bu uygulamanın insanların ilgisini çekmesiyle birlikte birçok uzmanlık alanı tarafından kabul edilir bir hal almaya başladığı söylenebilir…
Aşama aşama yapılan bu uygulamada 3 basamağın olduğu bilinir. Bunlardan ilki hafif (Letarji) hipnoz halidir ki bu anda sadece kişinin hareketlerinde bir takım değişiklikler görülür ve kişinin 5 duyusunda hipnotik halüsinasyonlar oluşması sağlanabilir. Orta dereceli (Katalepsi) hipnoz halinde ise duygusal değişikliklerin yanında kişinin yapması istenilen komutları anlamasındaki gecikmeden yola çıkarak kısmi bir bellek kaybının mümkün olduğunu söyleyebiliriz.
Bu aşamada kişi katatonik bir hal alabilir. Yani kişinin uzuvlarını olmasını istediğiniz şekilde ayarlayabilir ve o şekilde kalmasını sağlayabilirsiniz. Üçüncü aşama ise derin hipnoz (Somnambülizm) halidir. Bu aşamada kişinin beş duyu algısında değişimler, zaman, mekan ve boyut algısında bozulmalar, regresyon (geçmişe dönüş), ve seçici bellek yitimi görülebilir. Kişi bu aşamada zeka yeteneği gerektiren bir takım faaliyetlerde bulunur fakat uyandığında bunların hiç birini hatırlamaz.
Tüm bunlardan sonra otohipnozun ne olduğunu daha iyi anlayabiliyoruz. Kısaca toparlayacak olursak, kendi kendine hipnoz çok fazla derinleşmeyi gerektirmeyen, süresini tamamen kişinin kendisinin ayarladığı, kısa süreli hedefleri gerçekleştirmek adına, belli periyodlarla kişinin kendisine uyguladığı bir yöntemdir. Hipnoz ve hipnoterapi ise daha çok iyileşmeye ve patolojinin ortadan kalkmasına yönelik kişiye uygulanan bir yöntemdir.
Yazan : Uzm. Psk. Ferhat AKPINAR